Ozcan Keles Musings of a British Muslim academic activist

Category / Hamteli

Hamteli: offering suggestions for and criticisms on Hizmet. The name is a play on Gulen’s weekly podcasts (‘Bamteli’), which means ‘the crux of the matter’ and is suited to the ‘weighty’ topics of faith, religion and society that he addresses. In Turkish, the word ‘ham’ on the other hand means ‘draft’, ‘unfinished’ or ‘half-baked’, which is well suited to my ‘half-baked’ views expressed herein.

Son zamanlarda, Hizmet Hareketi’nin dönüşümü mevzu bahis olduğunda ortaya çıkan söylem farklılığı sizlerin de ilgisini çekti mi? Örneğin Hizmet Hareketi’nin, “topluma katkı sunma” anlamında adlandırdığım “dış dönüşüm” mevzu bahis olduğunda ortaya çıkan yaklaşım, “geç kalınmışlık”, “hel min mezid” (“daha yok mu?”), ve “bir an fevt etmeme” şeklinde kendini gösterirken, konu Hizmet’in yeniden yapılanması manasında kullandığım […]

Read More

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Risale-i Nurların sadeleştirilmesi konusundaki arzusu eskiden beri bilinir. İlk başta Necip Fazıl’ın bu yöndeki teklifine aracılık eden Hocaefendi, 1994 yılında bir sadeleştirme denemesini bizzat kendisi yaptı. Fakat gelen tepkilerden dolayı ‘İnkisar’ adlı bir yazı kaleme alıp bu teşebbüsüne o zaman için ara verdi. Onun yerine, ve ilginç bir şekilde, bir çokları tarafından […]

Read More

Read More

Read More

İmtihanlarda kopya çekmenin hükmü var mıdır, din acaba bu konuda bir şey söylemiş midir sorusunu ilk defa okuduğumda şaşırmadım desem yalan olur. Şu ana kadar aklıma böyle bir sorunun gelmemiş oluşu, şaşırmamın nedeni. Ama itiraf edeyim, dinin, hayatın bütününü kuşatan özelliğini ve özellikle sorunun devamında ifade edildiği şekliyle, dinin yaptırım gücünden meded umulması zihnimde yeni […]

Read More

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin 21.inci yüzyılda içtihat ve tefsir metodunun nasıl olması gerektiği ile alakalı söyledikleri ve yapmış olduğu değerlendirmeler, Hizmet Hareketine yöneltilebilecek en temel eleştirilerden birisinin yapı taşlarını oluşturuyor aynı zamanda. Gülen, günümüzde müçtehitlik vazifesini bir kişinin yapamayacağını belirtikten sonra, ‘kolektif içtihat’ ve ‘içtihat heyetlerinden’ bahsetmektedir. ‘Usul-i fıkhın yeniden gözden geçirilmesi ve geçmiş müdevvenat bütünüyle […]

Read More

Bizim kültürümüzde, ‘eleştiri’ ve ‘hata’ birbirini çağrıştıran kavramlardır. Buna göre, bir şey eleştiriliyorsa, yanlış olduğundadır. Halbuki, eleştiri ve/veya eleştirel bakış açısı bunun çok ötesinde bir yaklaşım biçimidir. Peşin hükümlü olmak yerine, konuyu tahkiki bir nazardan geçirmek suretiyle anlama ve yorumlama demektir. Bu şekilde yapılan bir değerlendirmenin sonucunda, bahse konu olan mevzu ile alakalı olumlu, olumsuz […]

Read More

Knowledge Sharing

İslami ilimler tarihinde başkalarının belki üstü kapalı ifade ettiği bir tezi, bana göre yakın tarihimizde en net ve veciz savunan kişilerden birisi Abdulkerim Suruş olmuştur. Suruş’ın ‘Kabz-ı Bast-ı Teorik-i Şerîat’ başlıca bilimsel tezinde ‘din’ ile ‘dine ait bilgi ve ilmin’ arasındaki ayrıma dikkati çekmektedir ve islam aleminde yaşanan birçok problemin temelini bu ayrımın yapılamamış olmasına dayandırır. Özetle, Suruş’un savunduğu argüman şudur: Din başkadır, din ile alakalı bizim bildiğimiz başkadır. Biri ‘mutlak dindir’, diğeri ise bizde bulunan ‘dine ait bilgi ve ilimdir’.

Read More